Toplam Ziyaretçi Sayısı :
Doçent Doktor Yalçın Tezcan, Y. Müh. Mimar


Venedik'te San Marco Meydanında:1987

 

SON HABERLER                                                                                           BU SAYFA YAPIMDADIR
22 Şubat 2015: Herta' nın Vefatı

Giriş

Herta, Yalçın'ların en yakın komşusu ve aile dostu, Neriman' ın en yakın arkadaşı idi. Yalçın'lar 1964' te Ataköy' deki evlerine taşındıklarında  Burhan Bey ile Herta' yı üst katlarındaki dairede buldular. Burhan Bey Herta' nın kocası idi. Hoş sohbet idi.

Yalçın Tezcan' ın 1959-1974 Dönemine ait Anıları' nda 3.12 ''Ataköy' de Komşuluk' maddesinde şu paragraf ve şu resimler vardır: 

Tam üstlerinnde Burhan Bey ve Bayan Herta otururlardı.Özellikle Burhan Bey vefat ettikten sonra, Yalçın ve Neriman, Herta' ya göz kulak olmak görevini yüklendiler. Hatta 1984' te Herta' yı Innsbruck a kadar götürmüşler ve Herta' yı orada yaşayan kız kardeşi v eniştesine bırakıp yollarına devam etmişler idi.

    
 

Burhan ve Herta ' dan bahsetmek için önce ''LUMPİ'' ve VOLVO' yu anlatmak gerekir.

1. ''LUMPİ''

Lumpi köpekleri idi. Büyük siyah renkli... Antrelerinde ikamet ederdi; salona vs girmesi yasaktı. Sadece yıkatılacağı zaman banyoya götürülüt ve zorla küvete sokulurdu. İşte o zaman kıyamet kopar, bizimkiler Lumpi' nin çığlıklarını duyarlardı.

Sabahları Neriman kapıyı açtığında, paspasın üstündeki dezenfektanlı örtünün kırıştığını görür bir anlam veremezdi.

Bir sabah bekledi ve hışırtıyı duyunca kapıyı açtı, bir de ne görsün? Karşısında Lumpi, meğer her sabah o örtüyle oynarmış. Neriman elindeki süpürgeyi indirince Lumpi soluğu merdivenlerde aldı. Doğru aşağı. Akşama kadar Yalçın' ı bekledi. Onunla beraber asansöre bindi. Yalçın, Burhan Beylerin katına çıktı. umpi de doğru kendi kaılarına... Kapıyı açıp içeri aldılar. Bir daha da dezenfektan örtü bozulmadı.

Madde 3.7' de bahsedilen Teoman (2013' te rahmetli oldu)' ı da Lumpi ile hatıratı vardır. Birgün nasılsa Lumpi aşağıdaymış: Teoman' ı görmüş, yabancı bulmuş ve havlamaya başlamış.Toman asansöre binmiş, Lumpi merdivenlerden peşinden... Asansör bizim katta durunca Lumpi hücum etti. Teoman asansörle aşağı... Lumpi de merdivenlerden aşağı...

Nihayet bizimkiler duymuşlar, Herta duymuş, Lumpi' ye bağırınca süklüm pülüm  içeri girmiş. Osayede Teoman (Allah rahmet eylesin) Yalçın' ların kapısındn içeri girebilmişti. Yalçınlar 1989' da Amerika' ya gittiklerinde evlerinde buluştuklarında Lumpi hikayesini hatırlayıp epey gülmüşlerdi.

2. VOLVO S90

Burhan Bey' in yeşil renkli Volvo' su vardı. Apartmanın en güzel, lüks arabası idi. ''Bu araba beni öbür tarafa götürür derdi''. (Tıpkı benim şimdi söylediğim gibi. Nitekim Volvo ile çıktıkları yolculukta, Milano' da kalp krizinden vefat etti ve Ankara' da aile kabristanına defnedildi. Bu vesile ile Yalçın  ve Neriman,bir kere daha ''Allah Rahmet Eylesin'' derler.

 

Galiba bu veya daha eski modeldi

3. Ağustos-Eylül 1987: ORTA AVRUPA' NIN 3' ÜNCÜ FÜTUHATI (İSTANBUL-İNSBRUCK BÖLÜMÜ)


    

Bu seyahatin 3 sebebi vardı:

1.“Biyografik Bilgiler” menüsünün “Üyelikler” sayfasında bahsedildiği gibi, Yalçın, merkezi İsviçre’nin Lozan şehrinde bulunan FIDIC-Müşavir Mühendisler Uluslararası Federasyonu’nun “Türkiye Correspondent=Muhabir”i idi. Yalçın, üyesi olduğu, merkezi Ankara’da olan Müşavir Mühendisler ve Mimarlar Birliği’nin FIDIC’e üye olması için uğraşıyordu. MMMB ile FIDIC arasındaki irtibatı sağlıyor; MMMB’nin esas sözleşmesini FIDIC’in isteklerine göre revize ettiriyordu. MMMB’nin üyeliği, FIDIC’in o yıl Lozan’da yapılacak olan yıllık kongresinin gündemine girmişti. Yalçın’ın lobi yapmak üzere SEYAŞ’ı temsilen Lozan’a gitmesi gerekiyordu.



   Avrupa 3. Fütuhat
 

2.“1974–2007 Dönemi Müşavirlik Faaliyetleri” Madde 4.3’te açıklandığı üzere, SOGREAH+SEYAŞ Konsorsiyumu 1987 yılında başlayan Büyük İstanbul Su Şebekesi SCADA Sistemi Projesinin müşavirlik hizmetlerini yürütüyordu. Yalçın, projenin Direktör Vekili ve Tedarik / Sözleşme Uzmanı olarak görev yapıyordu. Yapım ihalesini alan konsorsiyumun, merkezi Zürih’te olan İsviçreli ortağının Teklif Birim Fiyat Analizlerini hazırlaması ve Müşavir tarafından onaylanması gerekiyordu. Zamandan kazanmak için, söz konusu Analizleri incelemek ve onaylamak için Yalçın’ın bu seyahatte Zürih’e uğraması istenmişti.
 

3.Yalçın’ların üst katında oturan Bayan Herta’nın da Avusturya’da kız kardeşi ve eniştesinin oturduğu Innsbruck’a bırakılması gerekiyordu.
 

İşte bu üç sebebe binaen dört kafadar (Yalçın, Ümit, Neriman ve Herta) bu defa Peugeot’dan sonra alınan yerli “Doğan” araba ile yola çıktılar. Bulgaristan, Yugoslavya, İtalya üzerinden Avusturya ve İsviçre’ye gittiler. Floransa üzerinden Venedik’e geçip oradan da feribot ile İstanbul’a döndüler.

  3.1 Bulgaristan

Arabada Ümit Yalçın’ın yanında, iki hanım da arkada oturuyorlardı. Innsbruck’a götürülen karpuzlar da hanımların ayakları arasında dolanıyorlardı. Herta epey kilolu idi. Araba yükünü almıştı. Zamanla arka aksta bir gürültü peyda oldu. Bulgaristan’ı böyle geçtiler.

  3.2 Yugoslavya 

Yugoslavya’da ilginç olaylarla karşılaştılar:

Herta’nın Tercümanlığı (!): Akstaki gürültü arttığı için, “Fiat” servis istasyonu sormak istediler. Yugoslavlar İngilizce bilmiyorlardı. Onun için Herta’yı öne çıkardılar, Almanca konuşsun diye (Herta Viyanalı idi). Slavlara Almanca hitap edeceğine, zaten yarım olan Türkçesi ile konuşmaya başlamaz mı? Slav iyicene afalladı. Herkes gülmekten katıldı. (Neriman hâlâ Herta’ya takılır) Fiat istasyonunda arabayı lifte aldılar ama bir şey bulamadılar.

Slavın Cimriliği: Bir gece ise bir pansiyonda gecelediler. Pansiyonun mutfağını kullandılar. Makarna pişirdiler, bir de karpuz kestiler. Pansiyon sahibinin canı çekmesin diye ona da karpuz ikram ettiler. Adam pek memnun oldu. Gitti, buzdolabından bir içki çıkardı. Bizimkiler de içki ikram edecek sandılar. Adam, kadehine içkisini koydu, “prost” deyip kafasına dikti; hiç de ikram etmeyi düşünmediği ortaya çıktı. Afallamak sırası bu sefer bizimkilere gelmişti.

Geyik eti ziyafeti: Belgrat ve Zagreb üzerinden Yugoslavya’yı geçtiler. Trieste’ye inmeye başladılar. Yol dardı, virajlı idi ve ormanlık alandan geçiyordu. Avusturya’dan gelen turist arabaları, bilmediği yolda yavaş giden Yalçın’ın arkasında kuyruk olmuşlardı. Sollayanlar klakson çalarak geçiyorlardı. Hava da kararmaya başlamıştı. Aniden orman içinde güzel bir dağ oteli karşılarına çıktı. Hemen oraya saptılar. Hayatlarında ilk ve son defa olarak, geyik eti ve yanında da “poliçenka” yediler. Tadı damaklarında kaldı. Unutamadılar. Hâlâ Herta ile geyik etini konuşurlar.

  3.3 İtalya 

 

3.3.1 Trieste:

Ertesi sabah rahat rahat Trieste’ye indiler. Ancak buldukları otel, bizim eski Sirkeci otelleri gibiydi. Ümit ile Yalçın bir odada, Neriman ile Herta bir odada kaldılar. Yandaki odada kalan kişinin tuvaletteki bütün gürültüleri (!) bizimkileri çok rahatsız etti. Ama ertesi günü Trieste’yi iyice gezdiler.

 
          
 

3.3.2 Venedik:

Sonra Venedik’e geçtiler. Yalçınların Venedik’e ikinci gelişleri idi. Herta’nın da öyle. Ama hâlâ Venedik’te görmedikleri yerler vardı. Gezdiler. (Bildiğiniz üzere, Venedik’te binaların temelleri sık ahşap kazıklar üzerine oturur. Binalar taş ve tuğladan yapılmıştır. Ahşap kazıklar, kum ve çamuru geçip sıkışmış kil zemine kadar devam eder. Su altındaki kazıklar, oksijenden fakir ama mineralden zengin suda taş gibi sertleşmişlerdir).

San Marco Meydanında güvercinlere elleri ile yem vermeyi ihmal etmediler tabii. Meydanda oturup, dondurma yiyip canlı klasik müzik de dinlediler. (Adisyona, dondurmadan sonra “müzik” de ekleniyor). Sonra güzel bir akşam yemeği yediler. Ertesi gün Verona’ya doğru yola çıktılar.

 
 

3.3.2 Verona:

Sabahleyin Venedik’ten yola çıktılar. E13/A4 otoyolunu takiben sadece 110 km batıdaki tarihi şehir Verona’ya ulaştılar. Şehirsel yapısı ve mimarisi nedeniyle UNESCO tarafından “Dünya Mirası” listesine alınan Verona’yı gezmemek olmazdı. Sanatsal mirası, her yıl yapılan fuarları, şovları ve operaları, Romalılar tarafından inşa edilmiş tarihi amfi tiyatrosundaki lirik sezonu sebebiyle kuzey İtalya’nın başlıca turist destinasyonlarından biri olan Verona’nın önce en ünlü yeri olan Arena’ya gittiler.
 


Arena, şehrin en büyük meydanı olan Piazza Bra’da bulunuyor. Roma’daki Colosseum ve Capua’daki arenadan sonra İtalya’nın üçüncü büyüklükteki amfi tiyatrosu 139 m uzunluğunda ve 110 m genişliğinde. 44 amfi sırasında 25 000 seyirci oturabiliyor. Milattan 30 yıl sonra tamamlanan Arenanın içi çok etkileyici ve hemen hemen hiç bozulmamış idi. Mevcut iki katlı dış cephe, aslında amfi basamaklarına içten destek sağlıyor. Üç katlı orijinal dış çevre duvarlarından beyaz ve pembe kireç taşından yapılmış sadece bir parça sağlam kalmış.


 

İşte Yalçınlar, Verona’yı gezdikten sonra tekrar yola çıkıp Brenner otoyoluna girdiler. Çok güzel bir tabiat içinde Adige Nehrinin vadisi boyunca yol aldılar. Trento ve Bolzano’dan geçerek, Brenner Geçidine ulaştılar. Gümrükten geçerek Avusturya’ya girdiler. Ünlü Avrupa Köprüsünü geçtikten sonra, Innsbruck varoşlarında E6’dan ayrılıp sağa döndüler ve E17 üzerinden, Innsbruck’un bir banliyösü olan Hall kasabasına vardılar.

 
 

3.3.4 Brenner Otoyolu (“Brenner Autostrada”):

       
 

Kuzey ve Güney Avrupa arasındaki bağlantıların en önemlilerinden biri olan Brenner Otoyolu, Norveç’in en kuzeyinde Kirkenes’te başlayan ve Avrupa’yı kuzeyden güneye kat ederek Roma Çevre Yolunda sonlanan E6 (yenisi E45) Nolu Avrupa Koridorunun 314 kmlik bir bölümünü oluşturur. (Demek ki E6 Türkiye’de değilmiş!) Otoyolun İtalya’daki kısmı Modena şehri civarında başlar ve kuzeye çıkarak Avusturya sınırındaki Brenner Geçidinde, Brenner Otoyolunun Avusturya kısmına bağlanır. İşte Yalçın’lar, Verona civarında girdikleri otoyolda çok güzel bir tabiat içinde Adige Nehri vadisi boyunca yol aldılar. Trento ve Bolzano’dan geçerek, Brennero tren istasyonu yakınında Brenner Geçidine ulaştılar.

 


           (ön camda otoyol bileti)                        Büyütmek İçin Tıklayınız  
  3.4 Avusturya

İtalya-Avusturya Sınırı                                               Branner Geçidi
Büyütmek İçin Tıklayınız                                                                    
                                    .                                                                   
 

3.4.1 Brenner Geçidi:

Orta ve Doğu Alplerin en alçak geçidiymiş. (Sadece 1374 m). O nedenle Brenner Otoyolunun inşaatı, Alpleri geçen ilk otoyol olarak 1959’da başlamış ve Avrupa Köprüsü dâhil 1963’te açılmış. Otoyol, Brenner Geçidini gidiş gelişi ayrı iki tünelle geçer. Hudut yakınlarında bu tünelden geçip Avusturya’ya girdiler.

3.4.2 Brenner Otoyolu (Brenner Autobahn):

Brenner Otoyolunun Avusturya’daki kısmı sadece 36 km olup, Innsbruck yakınlarında Doğu Batı istikametinde yol alan E17 otoyoluna bağlanarak sona erer. İşte otoyolun bu kısmında ünlü Avrupa Köprüsü yer alır.


                                 
 
 

3.4.3 Avrupa Köprüsü (“Europabrücke”):

Herta’nın merhum eniştesi Kuno’nun müşavirliğini ve kontrol şefliğini yaptığı bu ünlü köprü Innsbruck’un hemen güneyinde 657 m genişliğindeki Wipp Vadisini geçen 777 m uzunluğunda ve 180 m yükseklikte 6 şeritli bir viyadüktür. 1974 yılına kadar Avrupa’nın en yüksek köprüsü unvanını taşıyan bu viyadük hem mühendislik şaheseridir hem de doğal çevre ile çok uyumludur.

Sill Nehrini 198 m’lik tek açıklıkla geçer. Güney Doğu Almanya’yı Batı Avusturya (Güney Tirollar) üzerinden Kuzey İtalya’ya bağladığı için, çok yoğun bir trafiği vardır. İşte bizimkiler bu ünlü Avrupa Köprüsünü geçtikten sonra, Innsbruck varoşlarında E6’dan ayırılıp doğuya döndüler ve E17 üzerinden, Innsbruck’un bir banliyösü olan Hall kasabasına vardılar.

 

 

 3.4.4 Hall



     

Innsbruck’un sınırları içinde, Inn Nehri vadisinde sadece 5 km doğuda yer alan bu küçük kasaba (2011’de bile nüfusu 12 000 civarında idi) sadece 574 m rakımlı olup sırtını Karwendel sıra dağlarının eteklerine dayamış. Hall tuz madenleri ile ünlüymüş 1967’de maden kapanmış. Bu tarihi kasaba İkinci Dünya Harbinde, tren istasyonu haricinde hasar almamış. İşte, Herta’nın kardeşi Steffi (merhume) ve eniştesi Kuno (merhum)  burada bahçeli bir evde oturuyorlardı. Yalçın, önce Kuno’ya Brenner Otoyolunu tavsiye emiş olmasından dolayı teşekkür etti. Çünkü bu güzel yoldan Innsbuck’a gelmek çok kolay olmuştu. Kuno, Yalçın’lara güzel bir otel ayarlamıştı. Akşam da evlerinde barbekü partisi düzenledi.

Kuno, ertesi günü de Yalçın’ı Mils üzerinden dağ evine götürdü. Nerede ise %30 meyilli dağ yollarından dahi geçtiler. Kuno (merhum) buraya meditasyon yapmaya gelirmiş.

 


                                   

3.4.5 Innsbruck:

Tabii, birkaç gün de Innsbruck’a indiler. Batı Avusturya’da Tirol federal eyaletinin merkezi olan Innsbruck Inn Nehri vadisinde, Sill Nehri ile kesiştiği noktada yer almış. Sadece 574 m rakımlı şehir yüksek dağlar ile çevrilmiş (Kuzeyinde Hafelekar 2334 m, Solstein 2637 m, güneyinde Serles 2718 m, Patscherlcafel 2246 m). 1964 ve 1976’da kış olimpiyatlarına, 1984’de de Kış Paralimpic oyunlarına ev sahipliği yapmış Nüfusu o yıllarda 100 000 civarında imiş. Kuno ve Steffi, bizimkileri Innsbruck’ta da çok güzel gezdirdiler, iyi yerlerde yemek yedirdiler. Kuno müşavir mühendis olduğu için, Yalçın’a Arlberg Tünelinden geçerek Zürich’e gitmelerini tavsiye etti. Kuno, Yalçın’a Tirollar hakkında 3 lisanda bir de kitap hediye etti (Bu kitap, hâlâ Yalçın’ın kütüphanesini süslüyor).

 

3.4.6 Seefeld:

Kuno, bizimkileri Seefeld’e de götürdü. Tirol eyaletinde Innsbruck arazisi içinde Innsbruck’un 17 km batısında yer alan Seefeld, kışın kayak, yazın yürüyüş sporu için turistlerce tercih edilen bir destinasyonmuş. Inn Nehrinin kuzeyinde güneye bakan bir plato üzerinde bulunan 1180 m rakımlı Seefeld, batı tarafında “Wetterstein” sıra dağları, doğu tarafında “ Karwendel” sıra dağları ile çevrilmiş. Plato, güney tarafta ise Inn vadisine doğru dik bir meyille alçalıyor. İşte arazinin bu özelliği Seefeld’i kayak sporları için cazip bir merkez haline getirmiş. Bu sayede Seefeld, hem 1964 hem de 1976 Kış Olimpiyatlarında Kuzey Avrupa stili oyunlara ev sahipliği yapmış. Kuno ve Steffi bizimkileri hem Seefeld kasabasına hem de Olimpiyat oyunlarının yapıldığı yerlere götürdüler. Böylece, bizimkiler hayatlarında bir daha göremeyecekleri yerleri görmüş oldular. Yalçın, dialar içinden Seefeld’i hemen tanıyan Herta’ya (91) burada teşekkür eder.


                          Acaba neye gülüyorlardı?                               Seefeld'in                                      Olimpiyat Evi                                                             Hall-Seefeld
                                                                                                sardunya dolu                                                                                                            Büyütmek İçin Tıklayınız
                                                                                                    balkonları                                                                                              

  3.5 Avusturya-Liechtenstein 



Avusturya-Liechtenstein-İsviçre                                               İki şeritli karayolu
Büyütmek İçin Tıklayınız                                                                         
 

3.5.1 Hall-Arlberg Tüneli-Feldkirch

Bizimkiler, Hall’dan sabah çıkıp E17 Otoyoluna (bugünkü adı E60) girdiler. Kuno, Steffi ve Herta şehrin çıkışına kadar bizimkilere yol gösterdiler. Bizimkiler, Inn nehri vadisi boyunca Batıya doğru yol aldılar. Starkenbach’ ta 5 km uzunlukta Perjon tünelini geçip, iki şeritli bir karayoluna girdiler. Karayolları da mükemmel idi. Sonra 4 şeritli S16 Nolu ekspres yoldan geçerek ünlü Arlberg Tüneline geldiler.

 



Avusturya-Liechtenstein-İsviçre                                               İki şeritli karayolu
Büyütmek İçin Tıklayınız                                                                         
 

 

14 km uzunluğunda Arlberg Tüneli: Kuno’nun Müşavirliğini ve kontrol şefliğini yaptığı bu tünel, Avusturya’nın en uzun tüneli imiş. 1228 m rakımlı tünel 1974 ile 1978 arasında inşa edilmiş.

 

Maliyeti 300 milyon Avroyu bulmuş. Tünel saatte 1800 araç geçeceğine göre dizayn edilmiş. 4 vantilasyon merkezi (biri 736 m ile Avrupa’nın en derini), 12 havalandırma bacası, 43 kamera ve 16 niş ile donatılmış. Avrupa Köprüsü (Europe Brücke) gibi, bu tünelin de kontrol şefi Kuno imiş. Avusturya hükümeti Kuno’ya madalya vermiş. Bizimkiler, hayatlarında ilk defa bu kadar uzun bir tünelden geçtiler. 10 dakika süren geçiş onlara 100 dakika gibi geldi.

Feldkirch: Bir tünelden (Dalaas) daha geçtiler. Nihayet Bludenz civarında yine otoyola kavuştular. Feldkirch’in doğusunda yine bir tünelden geçtiler, E17’den ayrılıp, Ren Nehrini geçtiler ve E61 otoyoluna girdiler. Bu defa Ren Nehri boyunca güneye doğru yol aldılar.

 

 


           Tünelin enkesiti                                                        Tünelin boy kesiti             
            Büyütmek İçin Tıklayınız                                       Büyütmek İçin Tıklayınız             
 

3.5.2 Liechtenstein:

Sollarında Ren Nehrini takip ederek Liechtenstein’in sonuna kadar indiler. Topu topu 160 km2’lik en ufak ama en zengin ve vergi cenneti bu ülkeyi uzaktan seyretmekle yetindiler.

  3.6 İsviçre

E61’den ayrılıp Mels’te İsviçre’ye girdiler ve Zürih Gölü kıyısında mola verdikten sonra Zürih’e vardılar.

3.6.1 Zürih' te Neler Yaptılar?

  • Yalçın, SCDA Özel Birim Fiyt Analizlerini onayladı
  • Fiat servis stasyonuna gittiler ve şu komedi ile karşılaştılar:

Doğan' daki gürültüyü incelettiler. Servis şefi: ''Bu araç, Mercedes değil, fazla yük binince aks dişliden eğilir ve ses yapar'' deyince Yalçın aklına koydu. Yıllar sonra SEYAŞ' ta Yönetim Kurulu üyeleri için Mercedes alındı.

  • Sınıf arkadaşları Ali ile buluştular. Bu son görüşmeleri oldu.
 

3.6.2 Cenevre'ye Gitiler

İstanbula dönmesi gereken Ümit'i Bosfor otobüsüne bıraktılar.

3.6.3 Lozan' a Gittiler

FIDC Konferansına aktıldılar. Yaptıkları lobi sonucu,MMB FIDIC' e kabul edildi.

3.7 Sonrası?

St. Bernard Tünelinden geçip İtalya' ya indiler. Foransa müzelerini gezdiler.Venedk' tenferibota binip İstanbul' a döndüler.

Sayın Ziyaretçiler,

Bu gezinin detayları için:

http://yalcintezcan.com/tr/11/1987---1988-anilar/51.aspx

linkine tıklayabilirsiniz.

      

                                                                        Büyütmek için tıklayınız

                             

6 Eylül: Hoş Geldin Kokteylinde FIDIC Başkanı
Gordon ve eşi Barbara Eldridge, Yalçın ve Neriman’a
hoş geldiniz diyorlar

  4. Herta ile Dostluk  
 

5. Herta' nın Vefatı 

5.1 Herta' nın Rahatsızlığı

92-93 yaşndaki Herta vefaından üç ay önce dialize götürülmeye başlanmıştı.

5.2 22 Şubat 2015: Herta' nın Tekrar Hstaneye Kaldırılmasıe

Yalçın, Herta' nın Viyana' daki arkadaşı Mrs. Gertrud Lugmayer' a 2015 saat 11:01' de, Hülya' nın dün gece Herta' yı Fulya Acıbadem Hastanesine kaldırdıklarını söylediğini mail ile bildirdi(324a)

5.3 23 Şubat 2015 Saat 4:00 Herta' nın Vefatı

Yalçın 23 Şubat 2015 saat 4:00' de Herta' nın vefat ettiğini Mrs. Gertrud' a aynı gün saat 9:41' de göderdiğimail ile bildirdi(324a)

Ayrıca, Vyana' daki cenaze işleri firmasına bilgi vermesini rica etti. 

Çünkü Herta, Viyana' lı olmakla iftihar ederdi. Rahmetli eşi Burhan Aytaç, Ankara' da kendi aile kabristanında yatıyordu. Herta' nın Türkiye' de hiçbir akrabası filan yoktu. O nedenle, Gertrud' un eşi Herbert ' in aile kabristanında yatmayı vasiyet etmişti.

5.4 24 Şubat 2015: Yalçın ve Gertrud arasındaki Mailler

5.4.1 24 Şubat 14:32 Yalçın' dan Gertrud' a 

Yalçın, Hülya ve Raciye' nin cenaze töreni için Katolik Kilisesine başvurduklarını, fakat kilisenin yabancı bir firmanın işlerine karışmayacağını öğrendiklerini bildirdi. Bu durumda tören Viyana' da olacak idi. 

5.4.2 24 Şubat 18:48 Gertrud' dan Yalçın' a

Gertrud, Herta' nın arzu ettiği gibi, kandiller, lambalar ve çiçeklerle süslü güzel bir salonda, katolik bir rahivin yönettiği ağırbaşlı bir tören olacağını bildirdi. Herta' nın Viyana toprağına gömüleceini bilmekten çok mutlu olduğunu ve onun istediğini yamaya söz verdiğini vurguladı.

İnsburg'daki kız kardeşinin 90 yaşında olduğunu ve sağlığı müsade etmediği için törene katılamayacağını bildirdi. Oğlu Ralph' in de prostat kanseri olduğu için gelemeyeceğini tahmin ettiğini de ilave etti (Yalçın Ralph ile temas etmiş ve Brakterapi gördüğü için radyasyon yaydığını ve bu nedenle uçağa binemeyceğini öğrenmişti). Gertrud, kendisi ve eşiHerbert ile Herta ile çok güzeş zmanlar geçirdiklerini o yüzden çok üzgün olduğunu da ilave etti. Türkçe bilmediği için Hülya ve Raciye' ye bu hususları anlatmasını Yalçın' dan rica etti. 

5.5 25 Şubat 2015 17:10-18:30 Cenazenin Viyna' ya Gönderilmesi

5.5.1 Yalçın' ın Gertrud' a Mailleri

a) 24 Şubat 10:00

Yalçın, Raciye ve Hülya' nın Havalimanndan döndüklerini, cenzeyi kargo uçağına teslim ettiklerini Gertrud' a bildirdi(325a)

b) 25 Şubat 16:11

Yalçın cenazenin:

TK1887 ( Kalkış 17.10, iniş 18.30) ile Viyana' ya gelmekte olduğunu Gertrud' a bildirdi(325c)

5.5.2 26 Şubat 20.07 Gertrud' un Yalçın' a cevabı

Gertrud, cenazenin zamanında geldiğini ve cenaze töreninin 12 Mart 2:30' da yapılacağını bildirdi. Çünkü, herşeyden önce Herbert' in büyüklerinin mezarının, Herta' nın cenazesi için hazırlanması gerekiyordu. Gertrud, Yalçınların Hülya ve Raciye' nin Funeral' de Herta' nın tabutu üstüneçelenk isterler mi diye de sordu (325a,c)

5.5.3 27 Şubat 10:51 Yalçın' ın Gertrud' a Cevabı 

Yalçın cevabında, hem kendisi hem de eşi Neriman adına çiçek veya çelenk konmasını rica etti. Hülya ve Raciye' nin tabut uçağa yerleştirilmeden önce kendi adlarına çiçek koyduklarını, eğer bozulmuşlarsa yenilenmesini rica etti(325a)

5.6 12 Mart 2015 Perşembe 14:30 - CENAZE TÖRENİ

5.6.1 Gertrud' dan Mektup(328)

Gertrud Neriman' a ve Yalçın' a hitap ettiği mektubunda, Cenaze Töreninin 12 Mart Perşembe günü 14:30' da başladığını bildirdi. Rahibin görevini çok iyi yaptığını ve şöyle dedi:

''Eminim ki, eğer Herta Töreni göreseydi, çok memnun olurdu''. Onun son yeri, Herbert' in büyüklerinin mezarı olup son arzusu gereği Herta, gençlik arkadaşı Ivene ile yan yana yatıyor.

Gertrud, zarfın içinde pek çok resim göndermişti. ''Çiçekleri beğendiginizi umuyorum, farklı renkteki güllerle dolu bir buket idi''.

'' Kendi makinemde Ekim 2012' den kalma bir resim buldum, 91' inci yaş gününde Herta' yı ziyaret etmiş ve birlikte çok güzel günler geçirmiştik.

Gertrud, Hülya' ya da resim gönderdiğini belirtiyor ve Yalçın' dan Hülya' ya tercüme etmesini rica ediyordu.

Gertrud, Herta' nın kız kardeşi Steffi' yle (vefat etti) ve oğlu Ralph' e de resim gönderdiğini böylece misyonunun tamamlandığını belirtiyordu. Gertrud çok kibardı, Yalçın' ın web sitesindeki bilgiye de teşekkür ediyordu; tabi Yalçın' ın tüm yardımlarına da...(328)


(328) Tıklayınız: Mart 2015 Gertrud' un mektubu

 

Rahip dua okuyor

Yalçın ve Neriman' ın çelengi

 


Ortada Gertrud ve Herbert' in çelengi

 

Başka görünüş

Steffi'nin çelengi

 


Hülya ve Raciye'nin çelengi, Yalçın ve Neriman' ınki ile yanyana

 

Yalçın ve Neriman' ın çelengi, yakın çekim

Hülya ve Raciye'nin çelengi,Yalçın ve Neriman'ınki ile yan yana

 


Tören Salonunun genel görünüşü,sağda Org bulunuyor.

 

5.6.2 Gertrud' un Mart 2015 tarihli mektubu ile gönderdiği resim: Ekim 2012 Herta2 nın 91' inci Yaşgünü

Gertrud, Mart 2015 tarihli mektubu içinde cenaze töreni resimlerinden ayrıca bu hatırayı da göndermşti:

 Gertrud'un gönderdiği resim Ekim 2012'de Herta'nın 91'inci yaş gününde İstanbul'a geldklerinde Soldan sağa: 

1.Raciye, 2.Herbert, 4.Herta, 5. Hülya, 6.Gertrud

 

6. Kasım 2017 Hülya' nın Herta' nın Mezarını Ziyaretine ait Resimler

Hülya senesi ayında, Herta' nın mezarını ziyaret etmişti. Yalçın ile şu resimleri paylaştı: