Toplam Ziyaretçi Sayısı :
Doçent Doktor Yalçın Tezcan, Y. Müh. Mimar


Overview of Dispute Resolution in Turkey




Burada sunulan proje, zamanın Cumhurbaşkanı ve Başbakanı tarafından açılışı yapıldığında medya tarafından “Erzincan Mucizesi” diye nitelenmişti.




Zamanın İşvereni, 1999 Marmara Depreminden sonra bu projeyle böbürlenmişti.


SON HABERLER

14 Mayıs 2010: DRBF 10 uncu Yıl Uluslararası Konferansı


Dr. Tezcan, Uyuşmazlık Çözüm Kurulu Vakfının 14-16 Mayıs 2010 tarihlerinde İstanbul’da yapılan 10 uncu Yıl Uluslararası Konferansına katıldı ve Konferansın 1 inci Günü ilk oturumunda panelistlerden biri olarak yer aldı. DRBF, merkezi ABD’de Washington eyaletinin Seatle şehrinde bulunan Uyuşmazlık Çözüm Kurulu Vakfının kısa adıdır. DRBF, sözleşme tarafları arasındaki uyuşmazlıkların hızlı ve ekonomik çözümünün teşvikine adanmış kâr gayesi gütmeyen bir organizasyondur. 

Bu yıl DRBF’nin 10 uncu Yıl Konferansı, İstanbul’da Marmara Oteli tesislerinde yapıldı. 3 günlük bu konferansın gündemi aşağıdaki gibi idi: 

1. Gün Ön Söz
1. Panel: Türkiye’de Uyuşmazlık Çözümüne Genel Bakış - Moderatör ve Türk müteahhitlerini, işverenlerini, mühendisleri ve inşaat avukatlarını temsil eden dört (ikisi yoktu) konuşmacı. Panel, dinleyicilerden soru almadan önce aşağıdaki konularla ilgili konuşmacılara sorular yönelten moderatör tarafından yönetilen bir yuvarlak masa toplantısı halinde gerçekleşti: (1) Türkiye’de Uyuşmazlıkların Çözümünde Geleneksel Metotlar ve Karşılaşılan Problemler; (2) DB(1) Konsepti Türkiye’de Çalışabilir mi? Eğer öyle ise, Gelecekteki Beklentiler Nelerdir?
2. Panel: Bölgede İnşaat Uyuşmazlık Çözümünde Eğilimler - Moderatör ve bölgedeki ülkelerden dört konuşmacı. Aşağıdaki konularda ikinci bir yuvarlak masa toplantısı: (1) Örf ve Adet Hukuku Geçmişine Sahip bir DB(1) üyesi, bir Medenî Hukuk Ülkesinde Etkin Olabilir mi? Eğer Medenî Hukuk Ülkesi Şeriat Hukukunun mevcut olduğu bir yer ise, Cevap Değişir mi? (2) Proje Ülkelerinde Uyuşmazlıklardan Kaçınmaya Çabalayan Yabancıların Problemleri Nelerdir? DB Konsepti Bölgeye Nasıl Uyabilir?
2. Gün: Uyuşmazlıkların Çözümünü Yönetmekteki Problemler - Günün toplantı başkanı, aşağıdaki konularda üç eğitmenin yönettiği toplantılara nezaret etti: (1) Anlaşmazlıkların Çözümünde Esas Engeller (normal anlaşmazlıkları resmî uyuşmazlıklara tırmandıran tipik eylemleri gözönüne alarak) (2) FIDIC Şartları Madde 20’yi Çalıştırmaktaki Zorluklar (3) Patalojik DB(1)ler (DB lerin etkin kullanımını boşa çıkaran eylemleri düşünerek).
3. Gün: DB(1) lerin Kullanımında Maliyet Kontrolu - Aşağıdaki meselelere değinen oturum yapısı: (1) DB(1) sürecinin Etkin Kullanımı; (2) Doküman Kontrolu (3) Adil Yargılama.


Dr. Tezcan, Türk mühendislerini temsil eden konuşmacı olarak Birinci Panele davet edildi. Türk müteahhitlerini ve işverenleri temsil eden konuşmacıların katılmadığı panelde, Dr. Tezcan ekteki “power-point” sunumu yaptı. 

Moderatör’ün sorularına Dr. Tezcan’ın cevapları özetle şöyle idi:: 

  • Türkiye’nin kamu sektöründe ulusal (ve hatta uluslararası) finansmanlı inşaat projelerinde ihtilafların çözümünde en çok kullanılan metot hukuk mahkemelerine gitmektir.
     
  • Türkiye’de mahkeme sürecinde ihtilafların idaresinde veya bir çözüme ulaşmakta karşılaşılan belli başlı problemler şunlardır:
    • Mahkemelerde bir sonucu ulaşmak çok uzun zaman almaktadır. 10 yıl, 15 yıl, hatta fazlası.
    • Türkiye’de hemen her davada mahkemeler bilirkişilerin kanaatlerine istinat ederler. Bilirkişilerin tarafsızlığı, dürüstlüğü, bilgililiği, yetkinliği, idrak kabiliyeti, çalışkanlığı veya umursamazlığı ve de mahkemelerin ve özellikle Yüksek Mahkemenin tutumu, adil hükümlere ulaşmakta çok önemli rol oynamaktadırlar.
    • Nitekim bilirkişi kanaatlerindeki büyük defolar, kusurlar ciddî adlî hatalara ve hatta Yüksek Mahkemeden birbiri ile çelişen kararlar çıkmasına sebep olmaktadır. Halen Türkiye’de FIDIC hukuku, bilirkişilerin yanlış ve yanıltıcı kanaatlerinden kaynaklanan Yargıtay’ın çelişkili hükümleri yüzünden 10 yıldan fazla geriye gitmiştir.

     
  • Türkiye’de, DB(1) ve DAB(2) üyeleri büyük olasılıkla bilirkişilerden seçilecektir. 

    Sunucu (yani Dr. Tezcan) Türkiye’de mahkemelerdeki bilirkişi müessesesinin yozlaşmasına karşı 15 yıldan beri mücadele vermektedir. İnkâr edilemeyen bir gerçek şudur ki, mahkemelerde bazı davalar, bilirkişilerin tarafgirliği, yeteneksizliği, yetersizliği veya acemiliği yüzünden adlî hatalar ile sonuçlanmıştır. Sunucu tarafsız ve dürüst bilirkişilerle karşılaşmıştır, fakat asla FIDIC inşaat sözleşmelerinin gecikme ve aksama ile ilgili hükümlerinden, tahkim veya mahkemeye gitme ön şartlarından iyi anlayan ve doktrindeki “Haketme Testi”, eşzamanlı ve kusurlu gecikme ve “Hâkim Sebep Yaklaşımı” kriterlerini iyi bilen, ya da farkında olan bir bilirkişiye rastlamamıştır. 

    Bilirkişiler, ister müşavir mühendisler birliğinin eski başkanları, isterse tanınmış bir üniversitenin profesörleri olsun, sonuç değişmemektedir. 

    Ehil (kompetan) olduğu sanılan yada kendilerini ehil sanan, ama aslında ehliyetsiz, kifayetsiz olan kişiler DB / DAB(1)(2) üyeliğine tayin edilirse, veya tarafsız olduğu sanılan ama aslında tarafgir olanlar bu pozisyona getirilirse, böyle uyuşmazlık çözüm kurullarının hiçbir faydası olmayacaktır. Eğer üyeler, sunucunun (Dr. Tezcan’ın) değindiği bilirkişiler gibi davranırlarsa, Kurulların kararları kaçınılmaz şekilde adaletsiz ve haksız olacaktır. 

    Bundan dolayı, sunucunun (yani Dr. Tezcan) kanaatine göre, her şeyden önce Türkiye’de bilirkişilik müessesesini ıslah etmek, yeniden yapılandırmak, eğitmek ve tasfiye etmek (çürükleri ayıklamak) şarttır. 

    Dr. Tezcan, sunumunda, beyanlarını doğrulayan 12 yıl sürmüş ve "Bitmemiş Senfoni"ye dönüşmüş olan Erzincan Projesi ile ilgili dava örnekleri de vermiştir. Bu üç dava, basit alacak davaları olmayıp; müteahhitlerin FIDIC sözleşmelerinde, bir ihtilafı davaya (veya tahkime) götürmek için şart koşulan sıkı şekil şartlarından kaçma mücadeleleri idi. İlk dava mahkemede reddedildi. İkinci dava ancak Yargıtay’dan döndü. Fakat üçüncü davada, önce yerel mahkeme sonra da Yargıtay bilirkişilerce yanıltıldı. Bu davada bilirkişiler yüzünden adalet tecelli etmemiştir. Açıktır ki, bu aşikâr haksızlığın, Türkiye’de FIDIC sözleşme ihtilaflarının hallinde ciddî etkileri ve kaçınılmaz sonuçları olacaktır.

(1) DB = Dispute Board = Uyuşmazlık Kurulu, Dünya Bankası Sözleşmelerinde kullanılır.
(2) DAB = Dispute Adjudication Board = Uyuşmazlık Kararı Kurulu, FIDIC Sözleşmelerinde kullanılır.